Anasayfa arrow Kanun Ne Getiriyor
Kanun Ne Getiriyor Yazdır e-Posta

Bilgi Edinme Hakki Kanunu Ne Getiriyor? 


Oğuzhan DEMİR
Dokuz Eylül Üniversitesi
Hukuk Fakültesi Arş. Gör.
Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

 I. GIRIS
İdare Hukuku profesörü İlhan ÖZAY, demokratik bir yönetimin üç ayağının olduğunu belirtmektedir. Yazara göre yönetimde demokrasinin sağlanması için her şeyden önce bütün idari işlemlerin yapılmasında uyulması gereken usulü(=sekli) gösteren idari bir usul yasasının çıkarılması gerekir. İkinci olarak demokratik yönetimde yurttaş  olarak kabul edilen kişilerin bilgi edinme haklarını güvenceye alan bir kanun hazırlanmalıdır. Nihayet yönetimde demokrasinin üçüncü unsuru idari karar almaya yetkili idari mercilerin yapacakları toplantılara yönetilenlerin katılabilmelerinin sağlanması ve bu toplantıların yurttaşlara açık olmasıdır. İşte değerlendirmesini yapacağımız 4982 sayılı ve 9.10.2003 tarihli Bilgi Edinme Hakki Kanunu, ÖZAY’ın demokratik bir yönetimin unsuru olarak gördüğü bilgi edinme özgürlüğünü güvence altına alan kanuni bir düzenlemedir. Bu kanun, 24.10.2003 tarihli ve 25269 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmış ve yayımından itibaren 6 ay sonra yürürlüğe gireceği belirtilmiştir(m. 32). Buna göre Bilgi Edinme Hakki Kanunu(BEHK), bugünlerde 24 Nisan 2004 tarihinde yürürlüğe girecektir.


II. KANUNUN YAPISI VE SISTEMATIGI
BEHK, beş bölüm ve 33 maddeden oluşmaktadır. Kanunun bölümleri şunlardır:
 
Birinci Bölüm(m. 1–3):              
Amaç, Kapsam ve Tanımlar

İkinci Bölüm(m. 4–5):                Bilgi Edinme Hakki ve Bilgi Verme Yükümlülüğü

Üçüncü Bölüm(m. 6–14):           Bilgi Edinme Başvurusu

Dördüncü Bölüm(m. 15–28):     Bilgi Edinme Hakkinin Sınırları

Besinci Bölüm(m. 29–33):          Çeşitli ve Son Hükümler

III. KANUNUN AMACI VE KAPSAMI

A. Amacı
 Kanunun 1. maddesinde kanunun amacı belirlenmiştir. Bu hükme göre “Bu kanunun amacı; demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkini kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir.” Görüldüğü üzere kanun koyucu da bilgi edinme hakkini demokratik bir yönetimin gereği olarak görmektedir. Demokrasi, -Abraham Lincoln’ ün meşhur tanımıyla-  “halkın halk için halk tarafından yönetimi” olarak tarif edilecek olursa gerçekten bilgi edinme hakkinin niçin demokratik bir yönetimin gereği olduğu anlaşılacaktır. Zira günümüz çağdaş anlamıyla devlet, varlığını bireylerin iradesine borçlu olan ve bu anlamıyla kutsal, aşkın bir yönetim anlayışı ile temellendirilmeyen, kişilerin hizmetinde olan teknik bir cihazdır. Bu teknik cihazın bireylerin yararına isleyebilmesinin gerekli bir şartı da yönetilenlerin(=kişilerin) çalışma hayatini ve mesleki onurlarını ilgilendiren konularda bilgi edinebilmeleridir. Bilgi edinme hakki, diğer bir yönüyle de doktrinde idarenin denetlenmesi yöntemlerinden biri olarak kabul edilen “kamuoyu denetimi” nin somut bir tezahürüdür. Çünkü bir kere yönetimin işleyişi konusunda her an kendisini kişilere bilgi verme yükümlülüğü altında gören idarenin hukuk devleti idealine daha sıkı bağlı kalacağı söylenebilir. Diğer yandan bu hak, idarenin işleyişi konusunda bireylerin, yönetimi sorgulayabilme kanallarını açık tutarak; ona, yönetime kısmen de olsa katılma olanağını verir. Bugün kamuoyunda tartışması oldukça yoğun olarak yapılan ve meclis gündeminde yasalaşmayı bekleyen Kamu Yönetimi Temel Kanunu Tasarısı (KYTKT)’ nda da bireylerin bilgi edinme hakları yönetimin denetlenmesi olarak telakki edilmiştir. Gerçekten mezkûr tasarı, gerçek ve tüzel kişilerin bilgi edinme haklarını “Kamu Yönetiminde Denetim”  başlıklı Üçüncü Kısım başlığı altında güvence altına almıştır(KYTKT m. 41). BEHK m. 1’de demokratik bir yönetimden başka şeffaf yönetiminden de bahsetmektedir. Demokratik ve şeffaf yönetim kavramları toplumda oldukça sık kullanılmakta ve aydınlar arasında sürekli demokratik ve şeffaf bir yönetimin özleminden bahsedilmektedir. Ancak bu iki kavramı hayata geçiren kanuni düzenlemeler mevzuatımızda bulunmamaktadır. BEHK bu özelliği ile mevzuatımızda önemli bir yer etmiştir. Bu kanunda “şeffaf yönetim” olarak geçen kavram, yakında yasalaşması beklenen KYTKT’da “saydam yönetim” olarak geçmektedir. Anlam farkları olmasa da; iki kanuni düzenlemede de aynı kavramın kullanılması kanaatimizce daha yerinde olurdu. 

 B. Kapsamı
 BEHK’ nun 2. maddesinde ise kanunun kapsamı belirtilmiştir. Buna göre bütün kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları bilgi verme yükümlülüğü altındadır. Diğer bir deyişle kamu gücü kullanarak idari işlem niteliğinde irade açıklamasında bulunabilen ve bu özelliği itibariyle kamu hizmetlerinin asil sahibi ve sorumlusu olarak üstün ve ayrıcalıklı yetkilerle donatılan hiçbir kamu kurum ve kurulusu bu kanunun kapsamı dışında tutulamaz. İktisadi kamu hizmeti sunan KİT’ler ile beraber askeri kuruluş mahiyetinde olan kamu kuruluşları da -kanundaki istisnalar dışında- bilgi verme yükümlülüğü altındadır. 2. maddenin ikinci fıkrasında 1.11.1984 tarihli ve 3071 sayılı kanun hükümleri saklı tutulmuştur.

 IV. BILGI EDINME HAKKINA SAHIP KISILER
 BEHK’nun 4. maddesinde gerçek ve tüzel her kişinin bilgi edinme hakkına sahip oldukları hükme bağlanmıştır. Fakat ayni maddenin ikinci fıkrasında Türk vatandaşı olmayan yabancı gerçek ve tüzel kişilerin bilgi edinme hakları sınırlandırılmıştır. Buna göre yabancı gerçek kişiler ancak kendileriyle, yabancı tüzel kişiler ise sadece faaliyet alanlarıyla ilgili konularda bilgi isteme hakkına sahiptir. Diğer yandan bu yabancı kişilerin bilgi edinme hakkından yararlanmaları karşılıklılık(=mütekabiliyet) şartına bağlı tutulmuştur.  Bu düzenleme Anayasa’nın 16. maddesi karşısında –uluslararası sözleşmelere uygun olmak şartıyla-  anayasa ile uyumludur.

 V. ISTENECEK BILGI VEYA BELGENIN NITELIGI
 Kanunun 7. maddesinde bilgi edinme hakkına konu olacak bilgi veya belgenin niteliğini belirlemiştir. Buna göre bilgi edinme başvurusu, başvurulan kurum veya kurulusun ellerinde bulunan veya görevi gereği ellerinde bulunması gereken bilgi veya belgelere ilişkin olmalıdır. Kurum ve kuruluşlar ayrı veya özel bir çalışma, araştırma gerektiren başvuruları reddedebilirler. Görüldüğü üzere kanunun bu istisna hükmü oldukça suiistimal edilmeye müsait düzenlenmiştir. Bu hükme dayanarak idarenin bu mahiyette olmayan başvuruları da reddetme gibi bir risk her zaman mevcut olacaktır. Bu, idarenin kanunlara uygun davranma alışkanlık ve niyetiyle yakından alakalıdır. Gerçekten bilgi vermek istemeyecek bir idarenin bu hükmü fazlaca kullanmak isteyeceği şimdiden söylenebilir. 7. maddenin son fıkrasına göre istenen bilgi veya belge başvurulan kurum veya kuruluştan başka bir yerde bulunuyorsa dilekçe re’sen bilgi veya belgenin bulunduğu kuruma gönderilir.
Ayrıca kanunun 8. maddesine göre yayınlanmış veya kamuya çeşitli yollarla açıklanmış bilgi ve belgeler de bilgi edinme başvurusuna konu edilemez. Fakat bu hükme aykırı olarak yapılacak başvuru halinde; kişiye, yayımlanmış veya kamuya açıklanmış bilgi veya belgenin ne zaman ve nerede, nasıl açıklandığı bildirilmelidir.

 

 
< Önceki

İrtibat Adreslerimiz

Bizimle İrtibata Geçmek İçin Aşağıdaki Adresleri Kullanabilirsiniz!

Adres: Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İl Emniyet Müdürlüğü 2. Hizmet Binası Uncalı/ANTALYA
Tel: +90 242 227 96 00
Fax:
+90 242 226 02 50
Website:
www.bilgiedinme.antalya.pol.tr
E-Posta:
Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Alexa